Bannerlord – Battania

Merhaba sevgili Bannerlord yolcuları. Bugün sizlerle birlikte yine bir Bannerlord içerik yazısında daha beraberiz. Bugün oyunun krallıklarından biri olan Battania’ları inceleyeceğiz. Oyunun geliştiricilerinin yayınladığı günlük ile yola çıkacağız. Hazırsanız Battania incelememize başlayalım:

 

Battania Krallığı

Selamlar Kalradya Savaşçıları!

Kuzeybatı Kalradya’nın puslu tepelerinde, kıtanın geniş bir alanının yerlileri olan Battania klanları hüküm sürer. Tepeliklerdeki kaleleri, istilacılara direnmek için sürdürülen sayısız savaşa tanıklık etmiştir: önce İmparatorluk lejyonları ve daha yakın zamanlarda da yükselen Sturgia ve Vladia Krallıkları. Bunlar, uzun yaylar, gece istilaları ve ormanda bir anda karşınıza çıkan vahşi saldırılar konularında ustalardır. Özellikle içinde bir miktar kötülük barındırıyorsa, cesareti aşırı severler – koskoca sürüyü bir anda sisin içine kaçıran sığır hırsızı; düşman kabilesi ile yemeğe oturan, savaş hikayeleri ile davetlileri eğlendiren ve çantasından yakınlarından birinin kafatasını hediye olarak çıkaran bir şampiyon.

Okuyucuların muhtemelen tahmin ettiği gibi Battanialılar, özellikle Orta Çağ’ın ilk dönemlerinde Piktler, İrlandalılar ve Gallerliler olmak üzere, Batı Avrupa’daki Kelt halkından esinlenmişlerdir. Bu yüzden de tarihin, tasarımlarımızı nasıl etkilediğini tartışmak için, bu şansı değerlendirmek istedik. Mount&Blade’deki Kalradya, çoklu dövüşlerdeki kazanımların tarihe oldukça yakın olduğunu düşündüğümüz yarı fantastik (low-fantasy) bir kurgudur. Örneğin, fizik tabanlı dövüş sistemimiz, bakarak beklediğiniz özelliklerde dengeli bir kılıç ya da sert vuruşlu bir balta verir. Bir kaleye saldırmak için uçurum kenarına kanlı görünen bir yükseliş, oyunda oyun motorunun savunmacılar için saldıranlara kayalar ve oklar yağdırma yeteneği verdiğinden, kanlı olmalıdır.

Bu tasarım felsefesinden dolayı, tanımladığımız teknolojik ve ekonomik sahnelerde, bulunması mümkün olmayan herhangi bir sosyal kurumu kullanmamaya çalışıyoruz. Ancak, ana sahnelerimizde 10. ve 11. yüzyılın dışındaki yer ve zamanlardan bazı öğeleri ödünç alıyor olmamızda da sakınca görmüyoruz. Örneğin, karanlık çağlarda Keltler, büyük hapisaneler ve karmaşık, iç içe kaleler gibi bazı gizemli ve görkemli yapılar inşa ettiler, ancak önemli şehirler kurmadılar. O zamana kadar büyük şehirlerin ayakta durması güç olan Avrupa sınırlarına geri itildiler. Ancak Sezar döneminde, kıtanın ekonomik merkezlerine daha yakın yaşadılar ve ana ticaret yollarında “oppida” olarak bilinen etkileyici şehirler kurdular. Dolayısıyla, Battania yerleşimlerimiz için daha yakın tarihteki Kelt mimarisini, daha eski Kelt mimarisi ile karıştıran kesin bir arkeolojik geçmiş bulamazsınız. Buna rağmen, Kelt yerleşimlerinin tarihten biraz faklı olarak nasıl geliştiklerini, bir nevi alternatif bir versiyon olarak sonuçların, hem görsel açıdan etkileyici, hem de inandırıcı olacağını düşünüyoruz.

Karakterlerimizin çoğu da tarihin içinden – ya da en azından efsanelerden geliyor. Örneğin, Battania kralı Caladog’da kısmen, 11. yüzyılda Galler’in çoğuna hükmetmiş Gruffydd ap Llywellyn’den esinlenilmiştir. Çok renkli bir kişilik, acımasız, ve kötü bir espri anlayışına sahip. Krallık için tüm rakiplerini öldürmekle suçlandığında “ben sadece Galler’deki oğulların boynuzlarını, annelerini yaralamasınlar diye köreltiyorum” diye yaptığı espri ile ünlüdür. Sığırınızı çalan ve ardından bununla alakalı bir şiir yazan, karizmatik, tatlı dilli haydut: bu, o dönem, İngilizler arasında Keltler’in klişeleşmiş bir özelliğiydi. Güçlü bir sözlü geleneği olan, özgürlüğüne düşkün ama güvenliği az kabile halklarını elinde tutan barışçıl ancak baskıcı krallıkların sakinleri için yaygın bir görüştü. Böbürlenen, kurnaz, becerikli ama kendi iyilikleri için de biraz fazla inatçı ve bireyci – Battanialılar bazı komşuları gibi etkili bir fetih makinesi değillerdi, ancak kimse daha fazla yetenek ile savaşamazdı.

Bannerlord, bize kültürlerinin benzersizliğini ortaya çıkaracak bazı yeni özellikler verir ancak, iktidar mücadelesinin bir parçası olmayan, kendi gündemlerine sahip paralı askerler, göçebeler ve yasadışı ittifaklar gibi küçük topluluklar için özellikle heyecanlıyız. Battania’nın küçük topluluklarından biri, ormanda özgür (ve vahşet dolu) bir yaşam sürmek için klanlarını terkeden bir grup genç savaşçıdan oluşan Wolfskinlerdir. Çiğ et yiyerek, açık alanda uyuyarak ve dokuma giysi giymeyerek “kurtlar” gibi yaşadıkları müddetçe yasalardan muaflardır. Wolfskinler, büyük bir İrlanda destanının yıldızları olan savaş kardeşleri Fianna’dan esinlenmişlerdir. Destanda kardeşler kahramanlarmış gibi anlatılır fakat karanlık bir yanları da vardır, evlilik ve toprak mahsülleri gibi sıradan şeylerle ilgilenen klanlardan zorla para alırlar ve savaşmak için hiçbir zaman zamanları yoktur. M.S. 500 yıllarının “en karanlık Britanya”sının mükemmel bir şekilde yeniden yapılandırılmasını yazan bir tarihçi olan Simon Young, kurtadam efsanelerinin doğmasına sebep olan gerçek kişinin Fianna olduğunu öne sürüyor. Ancak, Wolf kanunu bizim kendi buluşumuzdur.

 

Son Yayınlanan Bannerlord Haberlerine Ulaşmak için: Bannerlord Haberleri!

Kamil Koç

Kendimi bildim bileli video oyunlar ile haşır neşirim. 2013 yılından beri ise Youtube kanalım üzerinden içerik üretiyorum. Bunun yanı sıra, takipçilerim ile kendi perspektifimden oyun haberleri ve ilgi alanlarım dahilinde yazılar paylaşıyorum.

Bir Cevap Yazın

PAŞA ŞUAN CANLI YAYINDA!
Şu anda yayın yok!